

Kılıç-Kalkan, dünyada müziksiz oynanan nadir halk oyunlarından biridir. Oyunun kökeni çok eskilere dayanır; Türklerden önce Anadolu’da da benzer oyunların oynandığı bilinmektedir. M.Ö. 4. yüzyılda yaşamış olan Yunan tarihçi Xenophon, Anabasis adlı eserinde Bursa çevresinde yaşayan askerlerin hançerlerle savaş dansları yaptığından bahseder.
Osmanlı döneminde, özellikle Bursa’nın fethinden sonra, şehre giren gazilerin zaferlerini kılıç ve kalkanla kutladıkları anlatılır. Zamanla bu gösteri, Kılıç-Kalkan Oyunu olarak halk arasında geleneksel bir oyun haline gelmiştir. Oyunda müzik kullanılmaz. Kılıç ve kalkanın birbirine vurulması, oyuncuların ayak ve diz hareketlerinden çıkan ritmik sesler, müzik yerine geçer. Böylece hem savaş sahneleri canlandırılır, hem de güçlü bir ritim oluşturulur.
Oyun genellikle altı temel figürden oluşur ve her figürün kendine özgü bir anlamı vardır. Kılıç-Kalkan Oyunu, özellikle Bursa ile özdeşleşmiş ve Türk kültüründe önemli bir yere sahip olmuştur.

