

"Güzel Çocuğun Tebessümünü Bulabilir miyim?"
"Acaba Hüdavendigar Camii'ne gitsem, onun akşam rengi loşluğu içinde beş yıl önce bu camii beraberce gezdiğimiz güzel çocuğun tebessümünü bulabilir miyim" diye kendime soruyordum. Bu ince tebessüm, bu eski mabedin içinde bir akşamüstü taze bir gül gibi parıldamıştı ve ben onu seyrederken etrafındaki havanın, birdenbire bir yıldız doğmuş gibi altın akislerle perde perde aydınlandığını, bir fikre çok benzeyen bir musiki ile dolduğunu hissetmiştim."
"Niçin Bursa'yı bu kadar seviyoruz?
Bu sevgi hayatın dışında bir oyun mudur?
Kendimize bir güzellik dini, geçmiş zaman kokulu bir âlem,
çinilerden, su seslerinden, kemer ve oymalardan,
eski kumaşlardan ve geçmiş modalardan,
isim ve hatıralardan bir dünya yaratıp onun içinde,
o yapma cennete birtakım zihni uyuşturucular veya
coşturucularla yaşadığımız zamandan uzakta
sarhoş olmak mı istiyoruz?"

