

Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi, yüzyıllardır su kenti olarak bilinen Bursa için "Velhasıl Bursa sudan ibarettir." demiştir. Uludağ'ın eteklerine kurulmuş olan Bursa'nın hem soğuk hem de mineralli sıcak su kaynakları bakımından zengin oluşu, çeşitli dönemlerde çok sayıda hamam yapılmasına olanak sağlamıştır. Nâzım Hikmet, 1941 yılından itibaren yanında jandarmalarla izinli olarak Bursa'nın Çekirge semtindeki kaplıcalı otellere götürülür. Ona bu iznin verilmesini dönemin TBMM Başkanı Ali Fuat Paşa sağlamıştır.
"Burada otel meselesiyle alakadar oluyorlar. Bir iki gün sonra kati cevap verecekler. Annem dayima mektup yazsa, Dayı Paşa da Vali'ye mektup yazsa çok iyi olacak. Çünkü ben bir defa banyoya gittim. Fakat kelepçeli ve iki jandarma ile. Müdür bey çok üzüldü. Jandarmaya benim şerir, serseri olmadığımı anlatamadı. Ne yapsın adamcağız"
(Nâzım Hikmet, Piraye'ye Mektuplar-1, s. 207)

